Yaşam alanlarına karakter katan kokular

Yaşam alanlarına karakter katan kokular

Bir evi gerçekten ev yapan nedir? Belki pencereden içeri süzülen gün ışığı. Belki mutfaktan gelen yemek kokusu. Koltuğun kenarında açık bırakılmış bir kitap, sehpanın üzerindeki yarım kalmış kahve ya da kapıda sizi karşılayan bir dost. Kusursuz görünen bir evden çok, içinde yaşanmışlık taşıyan bir ev hafızamızda yer eder. İşte koku da bu yaşanmışlığın görünmeyen katmanıdır.

Bir mum yakıldığında yalnızca bulunduğu odayı değil, o anın hissini de değiştirir. Sabah kahvesine eşlik eden hafif bir sandal ağacı kokusu, akşam sessizliğinde sayfaları çevrilen bir kitap ya da mutfaktan yükselen tanıdık kokular. Bir süre sonra bunların her biri, ev dediğimiz hissin sessiz parçalarına dönüşür. Belki de bu yüzden evimizin güzel kokmasını yalnızca başkaları için istemeyiz. Asıl istediğimiz, kapıyı kapattığımız anda dışarıdaki telaşı geride bırakabilmek ve içimizden usulca "eve geldim" diyebilmektir.

Ayakkabılar çıkarılır, kahve hazırlanır, kitap açılır, mutfakta bir şeyler pişmeye başlar. Belki mum da tam o anda yanar. Evi ev yapan, çoğu zaman bu küçük ritüellerin bir araya gelmesidir. Koku ise o anları birbirine bağlayan, görünmeyen ama unutulmayan ayrıntıdır.

0 yorum

Yorum bırakın

Yorumların yayınlanabilmesi için onaylanması gerektiğini lütfen unutmayın.